Skip navigation

Tag Archives: statue

Kordon’un eski halini özledim. Şimdi daha güzel ama pek bir karakteri yok bence. Bir de bu anıtın adı nedir merak ediyorum… Şurada güzel bir İzmir fotoğraf arşivi var.

anit

Paylaş: Facebook | Digg | Del.icio.us | Stumbleupon | Reddit | Blinklist | Twitter | Technorati | Yahoo Buzz | Newsvine

Fernando Pessoa, 1888’de Lizbon’da doğdu. Yedi yaşından sonra, üvey babasının kon­solos olarak görev yaptığı Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Durban kentin de yetişti. Liz­bon’a döndükten sonra, dönemin yenilikçi dergilerinden, özellikle de modernistlerin yayın organı Orpheu’da yazdı ve akımın önde gelen estetik kuramcılarından biri oldu.  Portekiz edebiyatına dünya çapında önem ka zandırdı. 1935’te Lizbon’da öldü. Ben kendisi ile Brüksel Flagey meydanındaki heykeli ile tanıştım. Bu bölgede ve benim oturduğum mahallede Portekizliler yoğunlukta.

fernando pessoa

Kaleminden From a Notebook that Never Was yazısını ve Enis Batur çevirisi ile bir şiirini de paylaşalım:

i
bir kaçağım ben.
doğduğum günden başlayıp
el etek çektim kendimden,
kıldım beni bana dönek.

gerekliyken yorgun düşmek
aynı yerde olmaktan
neden yorgun düşmemek
kendine eşit olmaktan?

ruhum bende kendini arar
uzaklarda gezerim,
tanrı yardımcım olsun
ruhum beni asla bulamasın.

kafeste yaşamaktır biricik olmak,
ben olmaksa hiç olmamak.
kaçarak yaşayacağım hep -
iyi ya da kötü böyleyim çünkü ben.

ii
sayısız insan yaşar içimizde,
hissetsem de düşünsem de bilemem
kim düşünür içimde kim hisseder.
düşünceler ya da hisler için
yalnızca sahneyim ben.

ruhsa, birden fazla var bende.
b e n’ se benden daha fazlası.
herkes kayıtsız oysa
yaşadığım hayata:
susturuyorum onları,
kendim konuşurken.

hislerim, hissetmediklerim -
onlardan doğup da birbiriyle
çelişenler. farkına varmıyorum
hiçbir şeyin – yalnızca yaşıyorum ben,
olmak istediğime kimsenin bir sözü yok.

Paylaş: Facebook | Digg | Del.icio.us | Stumbleupon | Reddit | Blinklist | Twitter | Technorati | Yahoo Buzz | Newsvine

(1896 – 1952) Belçikalı (Valon) yazar. Gençken komunistmiş. Derken Katolik olmuş ama daima Marksist kalmış. Edebiyata merak salıp burjuvaları konu edinerek yazıp çizmiş. Yapıtları arasında Mariages ve beş ciltlik Meurtres bulunuyor. 1937′de the Prix Goncourt ödülünü kapmış. Bu ödülü alan ilk yabancı imiş kendisi. Tam bir Valon hareketi aktivisti olan Plisnier ile heykeli aracılığı ile tanıştım. Buyrun siz de tanışın.

charles plisnier

Paylaş: Facebook | Digg | Del.icio.us | Stumbleupon | Reddit | Blinklist | Twitter | Technorati | Yahoo Buzz | Newsvine

Fillerin ayakları kokar mı?

ayak

Add to FacebookAdd to DiggAdd to Del.icio.usAdd to StumbleuponAdd to RedditAdd to BlinklistAdd to TwitterAdd to TechnoratiAdd to Yahoo BuzzAdd to Newsvine

Cumhuriyet Bayram’ı için Google Türkiye açılış sayfasındaki logo bu fotoğrafı hatırlattı.

at

On yedinci. gün, ilk on günün sıkıntısı geride kaldı. Sabah 5 30 gibi burunsal senfoniler eşliğinde gözlerimi açıyorum. Bot kilidini söküp yatağın altına atıyorum, sular akmadığı için pet şişedeki içme suyu ile diş firçalamaya gidiyor, eşofman altını çıkarıp kamufulajımı giyiyorum. Güneş kremi ile burnumu, ensemi ve kulaklarımı kremleyip ağzıma bir pastil atarak botlarımı giyiyor, yatağımı uyduruk bir şekilde düzeltip merdivenlerden aşağı iniyorum… Rutin devam ediyor, yeminse yemin, atışsa atış hepsi geride kaldı. 35 kişi ile yatmaya devam ediyorum. Sanırım baydı, bu hafta Atam’ı da bol bol andık. Konferanslarda her çeşit pozisyonda uyuyabilme becerilerimi ilerlettim. Arazi olmayı da genelde başardım. Daha anlatacaklar vardır elbet, canım ister mi bilmiyorum. Şu an Türkçe pop destekli bir internet cafede çay içen şeklinde bağıran garsonlar eşliğinde bu postu girip biraz daha internette dolanıp Oscar’a kahvelemeye gideceğim. Oradan Susamlı’da öğle yemeği yiyecekmişiz. Sonra da çarşı izni bitecek…

atam

Aranızda Peter Pan olmak isteyen var mı?
Ben pek hoşlaşmazdım bu taytlı arkadaştan.

peter pan

two of them

i see it

alone

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 124 other followers