Daha önceki aylarda Mor kapı hakkında yazmıştım. Geçen haftaki İstanbul ziyaretimde bu kapının artık metal bir şekil aldığını farkettim. İnşaat halen devam etmekte. Kapı güzel de nedense kilitleme yöntemi entersan. Asma kilit üzerinde ama kapıyı tutan incecik bir tel. Düşünüyorum dünyanın başka ülkesindeki kaldırımlar sokaklar insanı bu derece dumura sokabilir mi?

Entries categorized as ‘İstanbul’
Asma kilit
Şubat 16, 2008 · Yorum yapılmamış
Kategoriler: Fotoğraflar · Kaldırımlar · Sokaklar · İstanbul
Pegasus
Şubat 15, 2008 · Yorum yapılmamış
Geçen Çarşamba gerçekten çok stresli başlamıştı. Levent Yapı Kredi Plazanın önünden kalkan Havaş otobüsüne sabahın yedisinde yetişme telaşının ardından sisler içinde Sabiha Gökçen Havalımanına varış ve ardarda iptal olan uçuşlar. Ankara’da yoğun sise rağmen sadece yarım saatlik rötar ile kalkan uçağım. İki ayrı kurumda ardarda başarı ile geçen görüşmeler sonrasında gece yarısı İzmir’e tekrar uçak ile dönüş.
Başucu kitabım olan Tübitak yayınlarının Yunan ve Roma Mitolojisinden aktarıyorum. Pegasos (Pegasus değil) Meduza’nın kanından türemiş bir kanatlı attır. Perseus göklerde yol almak için üzerine binmiş. Etiyopya’ya varmış orada bir kayaya zincirlenmiş bir genç kız görmüş ve olaylar gelişir…
Kategoriler: Fotoğraflar · İstanbul
İstanbul Atatürk havalimanı
Şubat 14, 2008 · Yorum yapılmamış
Geçen haftaki koşturmaca Perşembe akşamı yorgun argın İzmir’den İstanbul’a indiğimde tamamlandı. Trafik saati ve kaçan Havaş nedeni ile toplu ulaşımı tercih ettim. İç hatlar terminalinden Metro durağına doğru adımladım tüm havaalanını. İstanbul’un karmaşası nedense yeraltındaki koridorlara yansımıyor.

Kategoriler: Fotoğraflar · İstanbul
Cami
Şubat 13, 2008 · Yorum yapılmamış
Oldukça garip bir gündü geçen Salı.
İstanbul’da Kadıköy’e geçmek üzere Kabataş vapur iskelesine geldiğimde yoğun sis ile karşılaşıp toplantıya yetişmek üzere Beşiktaş’a geçip kelle koltukta motorlar ile Üsküdar’a geçmiş oradan taksi ile yolculuğumu tamamlamıştım. Dönüş vakti geldiğinde ise öğleden sonra Kadıköy’de mahsur kalıp bir saat dolmuş sırasında bekleyip köprü trafiği ile tekrar Beşiktaş’a varabilmiştim.
Neyse Kadıköy’de dolmuş duraklarına doğru adımlarken fotoğraflanacak o kadar çok şey oldu ki.
İşte ilki… Sürreal bir cami mimarisi.
Kategoriler: Fotoğraflar · doğa · İnsanlar · İstanbul
19 Ocak
Ocak 19, 2008 · Yorum yapılmamış
Kategoriler: Fotoğraflar · Kaldırımlar · Sokaklar · İnsanlar · İstanbul
Efes Pilsen
Ekim 24, 2007 · Yorum yapılmamış
Kategoriler: Fotoğraflar · Sokaklar · doğa · Çöpler · İstanbul
Mor kapı
Eylül 18, 2007 · 1 Yorum
Dün almış olduğum karar neticesinde WordPress’e uygulanan sansürün birinci ayını Wall Street Journal’ın Avrupa baskısına ve yerel basından da Hıncal Uluç’a birer e-posta ile duyurmuştum. Az önce duyduğum bir habere göre WordPress’e erişim engeli kalkmış. Belki de geçici bir uygulamadır, bilemiyorum ama yine de tatil sonrası kaldırım maceralarımı yayımlamaya başlıyorum.
24 Ağustos günü altı buçuk ay aradan sonra ülkeme ayak bastım. İstanbul’a sıcak bir cuma öğleden sonrası indim. Metro ile havaalanından Aksaray’a gelip zar zor bir taksiye atlayarak Şişli-Bomonti’deki eve vardım. Ter içinde kalan kıyafetlerimi değiştirip gizem’li dünyama kavuşmak üzere evden çıktım ki Koca Mansur Sokak bana hoşgeldin dercesine kapılarını açtı. Açılan kapı mor idi ve kaldırımı işgal ediyordu. Burası Türkiye ve kaldırımlar yayalara ait değildir.
Kategoriler: Fotoğraflar · Kaldırımlar · İstanbul
Kentler ve kaldırımlar
Haziran 6, 2007 · Yorum yapılmamış
Kurallara uyuyor musunuz? Aşağıdaki gibi ters yöne girmekten bahsetmeyeceğim. Kaldırımlara araba park etmekten bahsedeceğim bugün. Brüksel’de kaldırımlar neredeyse yollar ile aynı seviyede. İlk geldiğim sene araçlarını kaldırıma parkeden insanların kaldırıma hafifçe çıkıp inmek sureti ile kaldırıma sıfır park etmelerine şaşırarak, araçların lastiklerine zarar verdiklerini düşünürdüm. Ama Türkiye’de yüksek ve sivri kaldırım taşları nedeni ile bunu yapmanın zaten mümkün olmadığı için manevra konularında çok daha başarılı şoförlere sahibiz. Bu karşılaştırmaya rağmen burada kaldırımlara park edilmiş araç bulmak son derece zor…
Bu sabah Hıncal Uluç’un Sabah gazetesinde kaldırımlar ile ilgili bir yazısını okurken dejavu yaşadım. Hemen arşive dönüp Hıncal’ın iki yıl önce gündeme getirdiği yazıyı buldum.
İstanbul’da “otorite” var mı?..
İstanbul’da otorite var mı?.. “Otorite” dediğim, kamu otoritesi.. Yerel.. Yani Belediye.. Genel.. Yani Vilayet?..
Büyük kentin herhangi bir semtinde yürümeye başlayın.. Bu otoritenin hem de nasıl olmadığının çarpıcı görüntüleri ile karşılaşırsınız..
Tabii eğer, rahat yürüme imkân bulursanız..
Çünkü İstanbul’da yürüyüş, nerdeyse yasak derecede zordur..
Kentte insan nerde yürür?. Kaldırımlarda..
Oysa İstanbul kaldırımları Necip Fazıl’ın şiirinde kalan bir anıdır artık..
Bu kentte kaldırımlar da otomobillere aittir.
Coşkun Ağabey (Özarı) Oslo caddelerinde yürürken “Hıncal bak” demişti.. “Bir ülkede uygarlık, kaldırımların yüksekliği ile ters orantılıdır..”
Ne kadar uygar, o kadar alçak kaldırım.. Oslo’da kaldırım yüksekliği 2 ile 5 santim arasıydı..
Geçen hafta gazetelerde okuduk.. Şişli Belediyesi, otomobil tecavüzünden kurtarmak için kaldırımları yükseltmeye başlamış.. Yüksek ve sert köşeli kaldırım döşüyorlar ki, arabalar çıkamasın..
Çünkü o arabanın o kaldırıma çıkmasını önleyecek uygarlık düzeyi bizde yok. Önleyecek “Devlet” de yok!.. O zaman çözüm.. Yüksek kaldırım.. Peki yolda yürüyen çocuklar, yaşlılar o yüksek kaldırımlara nasıl inip çıkacaklar?.
İlgilenenler yazının devamına buradan ulaşabilir. Hıncal Uluç aynı konuyu bugünkü yazısında da ele aldı.
Kategoriler: Brüksel · Fotoğraflar · Kaldırımlar · Sokaklar · İstanbul





























