Skip navigation

Monthly Archives: May 2009

6 aydır çoğu zaman günlük ya da önceden programlanmış postlar ile her gün bir tane kaldırım hikayesini paylaşmışım. Kendimi bu konuda kutlamalı mıyım acaba? Tabi bu sürede keşke tezim de tamamlanmış hatta savunulmuş olsaydı. Geri sayım devam, ağır aksak da olsa o konuda.

Ama şimdi yine kanatlanma vakti geldi. Aşağı yukarı bir 10 günlük ara. Vakit bulup, İstanbul’da daha sonra Urla ve Çeşme’de turistlik moduna girebilirsem vatanımızdan kaldırım maceraları şeklinde burada yayımlarım.

Yaza doğru ilerlediğimiz şu günlerde nostalji yaparak deneme amaçlı çektiğim bir sonbahar filmini paylaşayım.

Aranızda Peter Pan olmak isteyen var mı?
Ben pek hoşlaşmazdım bu taytlı arkadaştan.

peter pan

Yaşam önümüze çıkan kapıları bir bir açmak mı?

door

Milli bayramlarda eğer evdeysem sabah erken kalkıp yatakta uyuklarken tv’yi açarak TRT-INT’ten törenleri dinleyerdim. Artık kablotv’de TRT-INT yerine ondan daha saçma bir TRT-TÜRK var, neyse sonuç olarak törenler yok onun yerine an itibari ile kıyma yoğuran Türkiye’de yaşayan iki tane Amerikalı kadın var. Bu yemek programı kendini BBC ayarında haber-belgesel kanalı olmayı duyuran kanalda. Hoş hükümet tellalığına da bazen ara vermek gerek. Başığımıza ve aşağıdaki fotoğrafa geçelim bugün 19 Mayıs, Gençlik ve Spor Bayramı. Brüksel’de de gençler spor yapıyor, işte bir parkta uzak doğu sporlarına merak saran iki genç örnek olarak aşağıda. Keşke iki ülkedeki gençler gelecek ile ilgili de birbirine benzese, buradaki gençlerde gelecek korkusu yok. Uzayıp giden bir liste ama saçma sapan bir yarışın içinde değiller. Yarınlar ile ilgili çok ciddi soru işaretlerinin olduğu ülkemiz için Türkan Saylan’ın önemini işte belki bu yüzden hiç anlayamayacaklar. Keşke anlayamayacak olanlar sadece onlar olsa, ülkemizde de anlayamayanlar hatta onu bir düşman olarak görenler var.

learning

on the phone

Yine kaldırımlarda dolanırken başımı kaldırıp bu koşe binanın yanındaki balık graffitisini yakalamışım. Balığın kuyruğunun ikinci binaya devam etmesi hoşuma gitmişti herhalde. Öte yandan artık silinmeye başlamış olan eski bir Bovril duvar reklamını farkettim. İskoçya’dan kopup gelen bu et özünü ekmeğine süren var mı? Neyse balık ve bovril’in karşılığı belki de bizim bir yılda dört genel müdürün değiştiği Et ve Balık Kurumuna geliyor diyerek bu postu da noktalıyorum.

fish

Renkli renkli kasalar var vitrinde. Acaba burası neresi?
Manav değil onu söyleyebilirim…

boxes

Pedal çevirip ormanda kaybolmak istiyorum bugün.

bike

two of them

Garajda uyuyan bu güzelin markasını ve modelini bilen varsa not etsin.

waiting

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 128 other followers