10 puan veriyorum güneşli geçen bu haftasonuna. Havadurumu sitesine bakmaya çekiniyorum ve yağmurun bu akşam gideceğim Mogwai konserinde başlamasından da korkuyorum ama…
Monthly Archives: August 2008
Ljubljana Tren garı öyle çok da muhteşem bir bina değil yine de 1849 yılında Güney Avusturya Demiryolları tarafından Viena ile Trieste arasında bulunan bugünkü Slovenya’nın başkenti Ljubljana’da inşa edilmiş. 1980′de bir onarım geçiren binanın yanında 2008′de çok amaçlı bir binanın yapımına başlanmış durumda. Ofis, alışveriş ve eğlence merkezleri, oteller ve kongre merkezinin yer alacağı bu yapı aklıma İstanbul’daki yapılaşmaları çağrıştırdı. Bir fark ise tren garının korunacak oluşu ve yeni binalar ile entegre edilecek olması. Burada Haydarpaşa garını yıkmak üzere planlar yapanlar selam yolluyorum.
Fotoğrafa gelince, Jamec Joyce 1904 Nisan’ında Trieste’ye doğru yol alırken trenden yanlışlıkla inmesi nedeni ile bir geceyi Ljubljana garında geçirmiş. Onun anısında 2003 yılında ufak bir heykel yapılmış.
Slovenya’nın ikinci büyük ve önemli kenti Maribor’dur. Nüfusu 115.000’dir. Drava nehri kenarında dörtyüz yıllık olan dünyada en eski asması ile övünen bir şehirdir. Nehir kıyı-sında Lent multikültürel Festivalı merkezi olan Lent yer almaktadır. Çevresi dağlık etrafı bağlık olarak bilinen Maribor dışında 50 km’lik şarap yolu vardır. Bu yol ünlü şarap satan evler ve turistik köy evleri ile doludur.
İşte 2004 yılında Guinness Rekorlar kitabına da giren 400 yıllık asma.
Maribor’da internet cafe kıtlığı mevcuttu. Bir sonraki günkü biniş kartımı basmak için baya bir arama tarama sonunda nehir kenarında “internet cafe” ye girdim. Meğer cafenin adı internet’miş. Espirisi de şöyle içerde masa gruplarının her birinde bir ekran var. Masaya oturan isterse koltukların kenarındaki klavye ve mouse’u kullanarak internette gezinebiliyor. Buraya kadar herşey hoş ama yazıcıları yoktu o yüzden işime yaramadı. Daha sonra gerçek bir internet cafe bulup çıktıyı alabildim. Bu kurbağada internet cafe’nin içindeki sanat çalışmalarından biri…
Yine bunaltıcı sıcaklar yaşanıyormuş Türkiye’de. Özellikle İstanbul nem ile kavruluyor iyice.
Burası 20 derecelerde maksimum. Yağmur arada yağıyor ve hava bahar havasını çağrıştırıyor.
Hmm, burası için değil ama Türkiye için belki bir serinletme yöntemi de köprülerden sıkılacak olan sular ile olabilir.





















