Skip navigation

Monthly Archives: June 2008

Şehirde amaçlı ya da amaçsızca dolaştığım zamanlarda posta kutularına dikkat etmeye çalışıyorum. Kirlilik olarak görünsede terkedilmiş bir evin kapısına yapıştırılmış flyer’lar kolaj oluşturuyor. İşte şehir merkezinde sokaklardan birindeki çalışma. 1 Mayıs İşçi bayramı sırasındaki işçi hakları ile ilgili illegal çalışanları da kapsayan bir afiş, hemen yanında bir konser duyurusu, onun yanında bir başka sanat gösterisi, ve sağ alt köşedeki köpek adam Molly figürü. Araya serpiştirilen diğer graffitiler de kolajı tamamlıyor.

flyer

kaldirimlar.com‘da güncel konulara çok ender değiniyorum bu yüzden blog sırf meraklılarına sesleniyor gibi geliyor. Dün Portekiz maçı ile ilgili attığım post‘tan sonra kaldirimlar.com ilk defa WordPress tr‘nin anasayfasındaki popüler bloglarda yerini aldı. Hoşuma gitti mi? Hmmm, pek bir önemi yok sonuçta daha fazla kişiye ulaşmak haricinde pek bir önemi yok.

kaldirimlar.com

WordPress tr’yi anlayamıyorum, insanların video bloglar ile YouTube‘de yar alan müzik video’larını internette bir iki tık ile çok kolay ulaşılabilecek şarkı sözlerini tekrar tekrar matah bir şeymiş gibi yayımlamalarını, dahası çok karanlık bir kültürün simgesi olduğunu inandığım Kurtlar Vadisi merağını… Bir de WordPress kullanıcı sözleşmesini ihlal eden blog’larını ticari hale dönüştürmeye çalışan ve film, müzik ve programları illegal indirecek bağlantılar ile dolu olanlar mevcut. Sonuçta herkesin tercihi kendine. Ama dediğim gibi WordPres’i çok beğeniyorum. Destek alanında bir numaralar. Öte yandan güncellemeler ve sundukları kapsamlı istatistikler de. İşte kaldirimlar.com’dan bir iki bilgi:

en çok okunan ilk beş post:

  1. Leman karikatürü
  2. Seks sokağı
  3. 5N 1K
  4. Türkiye Portekiz maçı (2 gün içinde buraya tırmandı!)
  5. Global ısınma

bugüne kadar en çok girilen arama terimleri ise:

  1. leman
  2. seks (hiç şaşırtıcı değil)
  3. kaldırımlar (bu güzel bir şey)
  4. bayraklar (bayrakçı Türk milliyetçiliği)
  5. bit pazarı

Evet maç sona erdi ve korna sesleri başladı. Hayır dışarı çıkıp fotoğraf ya da video çekmeyeceğim elbette. Neyseki hava yağmurlu ve geçenin bir vakti. Aklıma geçen Dünya Kupası sırasında mahallemdeki Portekizlilerin gösterileri geldi. Uzun süre sonra ilk defa televizonydan maç takip ettim. Yarım kutu Pringles ve Sprite eşliğinde keyifli bir ilk yarının ardından ilgim koptu ve goller de geldi. Zaten Portekiz hakketi. Acaba Türk bayraklarının süslü olduğu Brüksel’in Türk mahallesi nasıldır şimdi.

Okuduğuma göre Avrupa Şampiyonası maçları şifreli yayımlanacakmış. 7 Haziran 2008 Türkiye Portekiz maçını şifresiz izlemek isteyenler için bir sürü yöntem bulunuyor. Tabi bu şifre olayı uydu anteni ile izlemek isteyenleri etkiliyor. Kablo tv, yada Digitürk gibi aboneliği olanlar ya da normal çatı anteni kullananlar için bir şifre durumu yok. Öte yandan Brüksel’de maçı Flaman kanalından takip edebileceğim. Aslında canımı sıkan bir durum da yok değil. Portekizlilerin yer aldığı bir mahallede oturduğum için hatta hemen köşe başında yer alan mahalle pub’ı dahil bir çok evde Portekiz bayrakları asıldı. Evet az önce çektiğim fotoğrafta Portekizce kupa maçlarının yayımlanacağı yazıyor. Umarım bu akşam sokağımda gürültü patırtıyı çıkaran ben olurum.

portekiz turkiye

Bizdeki simitçi kavramı neyse herhalde Belçika’daki waffle (gaufre)cılar aynı şey olsa gerek. Evet bu ülkeye geldim geleli beni mutlu eden şeylerden biri sokakta kemidiğim sımsıcak waffle’lar. Türkiye’de hiç yemedim, hoş herşeyi yaptığımız gibi waffle’la da Amerikanvari yaklaşarak modifiye edip bir şeye benzeterek tükettiğimizi farkettim, o yüzden herhalde uzak duracağım. Konumuza dönecek olursak, ilk defa yere hiç yenmeden düşmüş bir waffle ile karşılaştım. Kimbilir belki de bir ufaklığın elinden kayıp gitti yere. Üzerine basılmadığı için kendimi avutup fotoğraflayıp ilk wafflecıdan bir tane kendime aldım.

waffle

Lost bir sezonu daha devirirken, kaldırımda gördüğüm renkli işaretlerden birini daha yayımlıyorum. CL05 neyi simgeliyor, bilen varsa beri gelsin…

blue

Kaldırımlara bakan evler ilgimi çekiyor elbette. Özellikle kaldırıma açılan kapıların arkasındaki bahçeler. Öte yandan o kapalı perdelerin arkasındaki gizemli hayatlar…
Ama bazen yeşile boyanan duvarlar da çıkıyor karşıma. Hoşuma gidiyor bu manzara.

yesil duvar

Elinizde bir fırça ve boya olsaydı beyaz bir duvara ne resmederdiniz?

boyali duvar

Jelibonlardan genellikle uzak durdum. Alerjik bünyem için oldukça riskli boyalı şekerler. Hatırlıyorum kola şeklineki jelibonları ya da ayıcıklı olanları. Ekşi topları seviyorum arada dayanamyıp alıyorum ya da likörlü olanları. Mahalle festivali sırasında süpermarketin önünde Haribo standını ise pas geçtim.

haribo

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 124 other followers