Entries from Nisan 2008
Sarı
Nisan 30, 2008 · Yorum yapılmamış
Kategoriler: Brüksel · Fotoğraflar · Kaldırımlar · İşaretler
YMCA
Nisan 29, 2008 · Yorum yapılmamış
Kaldırımlar eğlendiriyor bazen. Geçen Perşembe, kuaförden çıkıp Brüksel şehir merkezine doğru adımlarken parti kıyafetleri ve aksesuarları satan dev mağazanın önünden geçtim. Acaba vitrindeki şapkayı satın alıp kendi çapında Y.M.C.A. leyenler var mıdır?
Kategoriler: Brüksel · Eşyalar · Fotoğraflar · Kaldırımlar · Vitrin
Bahar
Nisan 28, 2008 · 2 Yorum
Neredeyse beşinci aya gireceğiz. Mevsimlerden bahar olması gerek değil mi? Mart ayındaki dondurucu soğuk kar ile kendini süsleyerek Nisan ayında bir şekilde bahara yerini bıraktı. Bu haftasonu ilk defa t-shirt’ler ile sokaklara atabildik kendimizi. Hmm Pazar sabaha karşı pencereme çarpan yağmur damlaları güneşli ve güzel günlerin şimdilik sonlandığını belirtse de kampüsümden bahar manzaralarını paylaşabilirim. Fotoğrafı geçen hafta çekmiştim. Bu arada geçen sene tam bu vakitlerde yazdığım bir post‘u da hatırlamadan edemedim.
Kategoriler: Brüksel · Fotoğraflar · Kaldırımlar · doğa
Oyun
Nisan 27, 2008 · 3 Yorum
Kategoriler: Brüksel · Fotoğraflar · Kaldırımlar · Pislikler · Sokaklar · Çöpler
Âdem, Havva ve Yasak Elma…
Nisan 26, 2008 · Yorum yapılmamış
Cumartesi sabahı az önce markete doğru adımlarken kaldırımlara düşmüş olan bir sağlı-güzellik dergisi. Çıplak kadın vücudu ve yeşil bir elmanın bana düşündürdükleri…
Âdem, Havva ve Yasak Elma… Bütün dinlerde kabul görmüş, bildik bir öykü… Tanrı önce Âdem’i yaratır. Âdem yalnızdır ve yaratılma sırası Havva’ya gelmiştir. Âdem’in kaburga kemiğinden bir Havva yaratır. Onları cennetine alır, bahçelerinde gezmelerine izin verir, bahçedeki ağaçlardan istedikleri kadar meyve yemelerine de… Sadece bahçenin ortasındaki elma ağacını yasaklar. Ama Havva yılanla özdeşleştirilen şeytan tarafından kandırılır ve elmayı yer. Âdem’e de yedirir. Tanrı, yasak elmayı yedikleri için Âdem ve Havva’yı cezalandırır, cennetinden kovar.
Öykünün karakterleri belli. Havva, yasakları çiğneyen ve Âdem’in de hata yapmasına neden oluyor. Âdem, sevdiği kadın için Tanrı’ya karşı geliyor. Tanrı cezalandırıcı, yılan veya şeytan ise ayartıcı…
kaynak: Cumhuriyet Dergi
Kategoriler: Brüksel · Eşyalar · Fotoğraflar · Kaldırımlar
Sokaklarda kayboluş
Nisan 25, 2008 · Yorum yapılmamış
Geçen Cumartesi İspanyol bir arkadaşımın veda partisindeydim. Ev partisi, benim evime yaya olarak 10 dakikalık bir mesafedeydi. Sabah 6′ya kadar partiledik. Günün ilk trenine binmesi gereken bir arkadaşın Gare du Midi‘ye gitmesi gerekiyordu. Arabası olan bir arkadaş ile yola çıktık.
Ben yolu tarif edip yolda inecektim. Aslında çok basit, yokuş aşağı inen bir bulvar Midi garına ulaşıyor. Hislerim doğru yönde olduğumuzu söylüyordu. Yanımdaki bir arkadaşta benim evin hemen yanındaki Saint Gilles belediye binasını geçtiğimizi söyledi. İçimden bir ses yolun bukadar uzun sürmeyeceğini söylediği için ben indim ve arkadaşlara doğruca devam etmelerini söyledim. İniş o iniş kafamı çevirdiğimde sokaktaki evlerin hiç de benim mahalledeki gibi olmadığını yani üç dört katlı yanyana dizili evlerden çok bahçeli tek ya da iki katlı villaların olduğunu farkettim.
Evet Saint Gilles yerine Forest’in içindeydim, yani orman bölgesi. Tam aksi yönde kilometrelerce gitmiştik. Bana tanıdık gelen hiç bir şey yoktu ortalıkta ve güneş henüz doğmamıştı. İgüdülerime güvenerek adımlamaya başladım sessiz ve kimsesiz kaldırımları. Derken devasa termik santral gözüme çarptı. Kanalın diğer tarafında olan bu santralin yakınında olmamam gerekiyor diye düşündüm çünkü oldukça endüstriyel ve sevimsiz bir bölge. Biraz tedirginleştim derken karşıma siyah bir adam çıktı. Kendi kendine bir şarkı mırıldanıyordu bu Faithless’in solisti Maxi Jazz‘a benzeyen abimiz. Evet gerçekten ürkebilirdim artık. Adımlarımı hızlandırdım, arkamdan kimsenin gelip gelmediğini sık sık kontrol ederek. Hava parlament mavisini andırırken karşımda devasa bir mehtap duruyordu. Gözlerimi açık kapadım. Ay gerçekten bukadar büyük olabilir miydi? Yeryüzüne de oldukça yakındı. Cep telefonumu çıkararak bu anı ölümsüzleştirmeye çalıştım ve ardından karşıma tramvay hatlarının çıkması ile gülümsedim.
İki dakika sonra 82 numaralı tramvay önümde duruyordu. Tramvayın hangi yöne gittiğine dikkat etmeden atladım. Bir kaç durak geçtikten sonra halen yönümü çizememiştim. O ara Türk usulu vatman tramvayı kenara çekti
ve açık olan bir bakkaldan birşeyler almaya gitti. Döndüğünde kapıda tramın Midi yönüne mi gittiğini sordum. Evet dedi. Rahatlamıştım ve artık güneş de doğyordu. Bir iki durak daha geçtikten sonra partinin yapıldığı eve çok yakın bir yerde yani benim mahalleye yakın bir yere geldik ve ben tramvaydan indim.
97 numaralı tramvay‘ın kesiştiği duraktaydım artık ama ilk tramvayın geçmesi için daha yarım saat zaman vardı. Ben de yokuş yukarı parkın kenarından dolanarak 10 dakikalık bir yürüyüş ile evime vardım. İşte sokağıma girmeden önce arkamı dönerek Saint Gilles belediye binasını görüntüledim.

Kategoriler: Brüksel · Fotoğraflar · Kaldırımlar · Sokaklar · İnsanlar
Türkiye tanıtımları ve 23 Nisan
Nisan 23, 2008 · Yorum yapılmamış
Turizm sezonu başlıyor. Evet Gare du Midi’nin meeting point’inde Yunanistan tanıtım ofisini görünce bizimkiler ne yapıyor diye düşünmüştüm ve bu hafta Brüksel’in toplu ulaşım ağında otobüsler ve metro duraklarının Türkiye reklamları ile süslendiğini gördüm. Yine de yüz yüze tanıtım daha etkili umarım bu tarz girişimler de yapılacaktır.

Bugün 23 Nisan ama ofisimin baktığı okulumun futbol sahasında inler ve cinler top oynuyor. Çalışma arkadaşlarımın arasında pek de neşe dolan da yok. Saat 7′de açılan TV ile 8′e kadar TRT-INT’de yayımlanan tören görüntülerine baktım. Bugün bizim bayramımız! Oldukça uzayan postu ntv‘nin sitesinde gördüğüm anaokulu kampanyası ile noktalıyorum.
“ANAOKULU EKLİYORUZ” KAMPANYASININ AMACI NEDİR?
Türkiye’nin en önemli sorunu eğitim. Batı’da 5 yaş nüfusunun hemen hemen tümü anaokuluna giderken, bizde bu oran maalesef çok düşük. UNICEF, anaokullarını “yaşama en iyi başlangıç” olarak görüyor. Çocuklar için yaşamsal önemde olan bu dönemeçte gelin hep birlikte onlara eşit haklar verelim!
NEDEN 5 YAŞ BU KADAR ÖNEMLİ?
Anaokuluna giden çocuklar, kendine güvenen, öğrenmeye hevesli, anlamadıkları şeyleri rahatça sorabilen, yeni bilgi ve becerileri çabuk kapabilen öğrenciler oluyorlar. Kız ya da erkek olsun bir kez okula gitmeye alışan çocuk oradan ayrılmak istemiyor ve bu ilköğretime geçişlerini kolaylaştırıyor.
KAMPANYAYA NASIL KATKIDA BULUNABİLİRİZ?
Kampanya için T.İş Bankası Çankaya (Ankara) Şubesi Hesap No. 500 (YTL, USD ve Avro için aynı) ve
Garanti Bankası Çankaya (Ankara) Şubesi 6290000 (YTL) numaralı hesaplara doğrudan bağış yapabilirsiniz.
Ayrıca tüm GSM operatörlerinden 3005’e boş attığınız her bir SMS ile kampanyaya doğrudan 10 YTL bağış yapmış olacaksınız.
www.unicefturk.org adresindeki online bağış sayfamızı kullanarak da bağışınızı yapabilirsiniz.
Kategoriler: Brüksel · Fotoğraflar · Otomobiller · Reklamlar
Yunanlı araba
Nisan 22, 2008 · Yorum yapılmamış
Bir kaç hafta önce sokakta yürürken ufak bir Suziki Swift dikkatimi çekti. Araç plakası Yunanistana aitti. Bu ufacık araba ile taa Yunanistan’dan Belçika’ya direksiyon sallamak her baba yiğidin harcı olmasa gerek. Belki bizim oraların havasını da getirmiş o yüzden araba. Su borularının yenilenmesi nedeni ile toz toprak içindeki kaldırıma tek tekeri ile de olsa çıkarak parketmiş.

Kategoriler: Brüksel · Fotoğraflar · Kaldırımlar · Otomobiller · Sokaklar
3. anket
Nisan 21, 2008 · Yorum yapılmamış
3. Ankete aşağıdaki linke tıklayarak ulaşabilirsiniz:

Kategoriler: Fotoğraflar
2008 Blog ödülleri
Nisan 21, 2008 · Yorum yapılmamış
Blograzzi‘den yönlenerek Blog Ödülleri Oylaması hakkında bilgi sahibi olmuştum.
Gün itibari ile oylama başlamış. Vatana millete hayırlı uğurlu olsun.
Az önce aday olan blogların arasında dolaşarak oldukça keyifli bir zaman geçirdim. Keşke daha alt kategoriler de mevcut olsaydı.
Tüm katılımcılara başarılar dilerim. Oylamaya katılmak için siteye üye olmanız gerekiyor. Oyunuzu kullanmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Kategoriler: Duyurular






























