Skip navigation

Monthly Archives: December 2007

Brüksel’de en çok keyif aldığım yerlerden birisi, bit pazarı.
Avrupa’da her gün kurulan tek pazar. Çöp diye nitlenebilecek yüzlerce parça ve değer biçilemez eşyalar yan yana.
Çok keyif alıyorum dolandıkça aralarında.
Bu aralar sadece Super8 ve 8mm film toplama telaşındayım.
Cumartesi günü bu kış ilk defa ayaklarım dondu soğuktan. Tam kar soğuğu idi.
Ama kaldırımlar ve meydan yine dopdolu idi.
Dolanırken eşlik ediyordu saksofonu ile bir adam…

Aslında Brüksel’in en güzel mahallelerinden biri Saint Gilles (Sint Gillis).
En azından benim oturduğum kısmı, sanatçıların atolyeleri, ufak cafeler, tarihi publar ve dünya mutfağından bir sürü restoran…
Ve Brüksel’i Avrupa’ya bağlayan uluslararası tren garı. Ama garın etrafı oldukça leş bir mahalleye dönüyor. Özellikle Faslıların yerleştiği kesimler…
Yine de en azından gün içinde güvenle yürünebiliyor. Ve benim favori mekanlarımdan Jeu de Balle’de kurulan bit pazarına ulaşmak mümkün. Bit pazarı görüntülerini bir sonraki kaldırım macerlarına bırakıp Porte De Hal’den Jeu de Balle’a doğru yürürken karşıma çıkan döküntü ev ve grafitiyi paylaşıyorum. Okuduğum kadarı ile belediye grafitilerle savaş halinde. Aslında fotoğrafladığım ev gibi bakımsız ve pis bir evin grafitilenmesi bence çok daha anlamlı.
smoke

Geçen haftalarda bizim basına da yansıyan bir reklamdan bahsedeceğim. Eurostar şirketi Belçika, Hollanda ve Fransa’dan İngiltere’ye hızlı tren hizmeti vermekte. Yenilenen hat sayesinde Brükse-Londra arası 1 saat 51 dakikaya indi. Bu nedenle Eurostar yeni bir reklam kapmanyası ile müşteri çekmeye çalışmakta. Yaklaşık bir aydır Brüksel’in tren garları, metro istasyonları ve çeşitli noktalarında reklamları göze çarpmakta. Bir tanesi de benim her gün yolumun üzerinde olan tram durağının hemen karşısındaki köşe bina. Binanın sahibi hemen altındaki barı işleten deli bir Türk. Daha önce Yunanlı arkadaşlarımın da kiracı olarak kaldıkları bu bina şu an dış boya yenilemesi nedeni ile restorasyonda. Ve yaratıcı reklam çözümü ile sokaktan geçenlerin boya çalışmalarından etkilenmemesi için kurulan koruyucu sistem ile Eurostar reklamları ile çevrelenmiş durumda. Fransızca reklam “Londra’nın hemen sokağın köşe başında” olduğunu duyurmakta. Gerçekten de doğru. Bu arada polemiklere neden olan reklamdaki işeyen İngiliz holigan ise binanın diğer yüzünde kalmış ve doğal bir şekilde sansüre uğramış durumda. Konuyu merak edenler Radikal veya BBC‘den okuyabilir.

londra

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 124 other followers