Hiç keyfim yok. Kırgınım ve kırılganım sararıp kara asfalta düşmüş kuru sararmış bir yaprak gibi…
Az önce içimden gelenleri gözlerim kapalı girdiğim bu blog yazısı bilgisayarımın azizliğine uğrayıp buharlaştı. Tekrar aynı cümleler parmaklarımdan dökülecek mi bilmiyorum. Açıkcası umrumda da değil. Blogumu uzunca bir süredir çok az insan takip ediyor. Türkçe içerik ile sabit bir konu üzerine fotoğraflarımı ve ufak tefek yazılarımı paylaştığım WordPress’de yer alan blogum Türkiye’de var olmayan internet yasası, bu yasalardaki en ufak açığı sinsice kollayan ana amaçları tek renkli pasif bir toplum yaratmak olan kişiliksiz, karanlık, bencil ve kötü insanlar sayesinde Ağustos ayından beri erişim yasağına takılmış durumda.
Mevsimler değişiyor diye yazmıştım az önce ve daha sonra yukarıdaki paragraftaki düşünceler ile bağlamıştım. Şimdi tersi çünkü sinirlerim tepemde. WordPress’e erişim yasağı tıpkı EkşiSözlük’e uygulandığı şekilde hatta daha da vahim bir boyutta uygulandı. Şikayete konu olan bloglar (ki hepsinin ayrı bir alan adı bulunmaktadır) yerine komple yüzbinlerce bloga erişim engellenmiştir. Günler haftaları, haftalar ayları ve an itibari ile mevsimler mevsimleri kovalamaktadır.
Medyada sadece cımbız ile bulunan bir iki haber ile geçiştirilen bu inanılmaz uygulama 1 Kasım’da (bir erteleme olmaması halinde) başlayacak olan davaya kadar ve anlaşılabileceği üzere uzunca bir zaman alacak olan dava sürecinde Türk internet kullanıcıları tarafından kabul edilmiştir. Bu yasağa tepki göstermeyen bizler çok yakın bir gelecekte çok daha büyük sıkıntılar ile karşılacağız. Mevsimler değişse bile bizler yerimizde sayacak hatta dev adımlar ile olanca hızımız ile geriye gideceğiz.


























