Skip navigation

Monthly Archives: April 2007

Enerji içeceklerine meraklı mısınız? Geçen Pazar, Atomium yakınlarında toprak kaldırımlarda yürürken boş bir enerji içeceği şişesi ile karşılaştım. Bir ilaca benzeyen bu cam şişedeki markayı araştırdıktan sonra Japon Yunker firmasına ulaştım. Bu arada Time da benzer ürünleri karşılaştırmış. Eğer sizin de enerji takviyesine ihtiyacınız var ise iyi bir alternatif gibi gözükse de kullanacak olursanız şişeleri sokaklara atmayın.

enerji

Dün Brüksel’in fuar alanında, Expo’da Art Brussels‘a gittim. İçlerinde Türkiye’den de katılımın olduğu modern sanat eserlerini gezip gördüm. Metro’dan serginin düzenlendiği binaya doğru yürürken Brüksel’in simgesi Atomium’a karşı birbirine sarılmış bu çifti yakaladım. Keşke tüm kaldırımlar bu kadar canlı ve huzur verici bir manzaraya sahip olsa…

love

Okulda en çok hoşuma giden şeyi soracak olursanız işte bu ağaç derim. Kışın göze çarpmaz ama bahar ile birlikte pembelenip büyülü bir manzara yaratır. Ve yaza doğru çiçeklerini dökerek yemyeşil eşlik eder arkada görünen ofisimden yemekhaneye olan yürüyüşlerimde bana.

agac

Teknolojik sorunları geride bırakarak tekrar yazılarım ile aranızdayım. Metis Cadılar ajandası bu sene cumaya denk gelen 13 Nisan 2007 için lale mevsiminin başlangıcını işaret etmekteydi. Oysa Brüksel o gün laleleri değil de yazı karşılamış gibiydi. Cumartesi ve sonrasında pazar sıcaklık 28 dereceyi buldu. 60 yıllarının sonunda maksimum 25 derece olmuş bu mevsimde hava ama bu sene tüm rekorlar altüst edildi global ısınma sayesinde. Kendimi bisiklet ile parklara attım haftasonu ve akşam televizyonda Türkiye’de aynı gün içinde Ankara’da kar yağışı, Antalya’da denize giren insanlar ve Hatay’da sel basınları ile karşılaştım. Ve bugün 10 derece düşüş ile bahar havasını yakaladığım Brüksel sokaklarında eve doğru yürürken aşağıdaki kaldırım saksılarındaki laleleri fotoğrafladım. Sanki sıcaktan bunalmışlar gibi..

laleler

14 Nisan’da Ankarada, orada sizlerle olmayı; o kaladırımlarda birlikte yürümeyi çok isterdim.


(Fotoğraf haber3 sitesinden alınmıştır.)

notebook’ umda meydana gelen teknik bir arizadan oturu bir sure paylasimlarima ara vermek durumundayim. Yarin HP teknik servisi ofisime gelerek gerekli islemleri yapacak, umarim en kisa surede yeni kaldirim maceralarimi sizlerle paylasmaya devam edebilirim.

iki gündür rahatsız olduğum için pek kaldırımlarımdan uzak düştüm. şu anki ruh halimi de aşağıdaki dizelerimle yansıtmak istedim…

bu günlerde, kaybolmak istiyorum kaldırımlarda,
kimsenin bilmediği, kimsenin beni tanımadığı bir yerlere gitmek istiyorum sessizce.
çocukların koşup saklambaç oynadığı çocukluğuma dönmek istiyorum,
belki de bir muz kabuğunun muzipliğinde serilip kalmak istiyorum kaldırımlarda.
kenarları yosun tutmuş taş kaldırımların canlanmasını istiyorum,
tanık oldukları tüm anıları bir bir anlatarak yansıtmasını bekliyorum kaldırımlardan.
bu günlerde, kendimi bir kaldırım gibi hissediyorum aslında,
üzerimde dolaşan o güzel ayakkabılar ile platonik bir aşk yaşıyorum sadece.

Dün gece yarısı Brüksel merkez garının yanı başında yürürken kaldırımların parıldadığını farkettim ve sanki yıldızların yeryüzüne indiği izlenimini uyandıran bu sahneyi de görüntülemeden edemedim.

Isildayan kaldirimlar

Artik kesinlikle bahar geldi. 3 Nisan ile çiçeklenme dönemi de başladı takvimime göre. İşte kampüsten bahar manzaraları…

Brüksel’de çöpler haftada iki gün toplanıyor. Benim sokağımda Çarşamba ve Cumartesi sabahı geçmekte çöp arabaları. Ayrıca şehirde çöp konteynırları bulunmamakta. Bu kaldırımları daha özgür kılsa da özellikle çöp toplanacağı günün öncesinde kaldırımlar çöp torbaları ile dolmakta. Neyseki geri dönüşüm amacı ile tek tip çöp torbaları kullanılmakta, beyaz renkliler. Ayrıca pet şişeler için mavi torba ve kağıtlar için de sarı torbalar kullanılıyor. İşte az önce çamaşırhaneye doğru yürürken sokağın ucunda bir mavi çöp torbası gözüme çarptı. Kesinlikle Brüksel’in biranın başkenti olduğunu kanıtlayan bir manzara idi bu. Bu arada çöp poşetinden anlaşılabileceği gibi bu çöpü çıkaran kişi ya bir alkolik ya da geçen akşam evinde bir parti verdi. Kırmızı teneke kutular ise buranın Efes Pilseni olarak tanımlayabileceğimiz Jupiler birası.

Jupiler

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 104 other followers