Evet, bugün bahara merhaba dedik.
Nevruz kutlamaları dünyanın dört bir yanında yapılırken
bakalım Brüksel’de benim okulun kampüsünde neler olup bitmiş.
8 derece civarında kapalı bir hava, önce dolu sonrasında da
yağmur ile merhaba dedik bahara!
Geçen Perşembe doğumgünümdü ve ben yorucu geçen
bir iş gününün ardından Antwerpen sokaklarında
birbirinden renkli ve canlı restoranı pas geçerek
tek başıma merkezdeki McDonalds‘ın ikinci katında
benim gibi yanlız silahşörlerle BigMac’ımı höpürdettim.
Ve işte ıssız Antwerpen sokaklarından bir yalnızlık öyküsü…
Üçüncü haftasına girdiğimiz Mart, Brüksel’de aniden başlayan kar yağışı
ile bugün beni yine şaşırttı.
Lapa lapa yağan kar tutmasa da fazlasıyla üşüdüm bugün,
bu yüzden geçen haftalardan Jubelpark‘da kendi kendime çekmiş olduğum
bir fotoğrafı yayımlamaya karar verdim.
Böylece benimle de tanışmış olacaksınız.
Geçen haftalarda Avrupa Birliği komisyonun yer aldığı başkentin
Schuman tarafındaki meydanda Türk-Alman sanatçı kardeşler
Anny ve Sibel Öztürk’ün bir kaç aydır kavşağı renklendiren
çalışmalarını gördüm.
Etraftaki seslere göre renk değiştiren bu çalışmayı elbette
gece görmek gerekmekte.



Not 1: mehr licht (alm) Daha fazla ışık
Not 2: son üç fotoğraf Almanya Avrupa Birliği dönem başkanlığı sitesinden alınmıştır
Yaklaşık bir haftalık aradan sonra tekrar kaldırım maceraları
ile adımlarımı sizlerle paylaşmaya devam etmekteyim.
Bu arada bugün kaldırımlar.com‘un 1.ay’ı da dolmuş bulunmakta.
Adımlamaya devam…

Hemen yan sokağımda belediye binasının kaldırımında kaldırımların
köpek pisliklerinden temiz tutulması üzerine yapılmış bir
köpek tuvaleti bulunmakta.
Geçen yıllarda Brüksel’de köpeklerin pisliklerini önlemek üzere
bir kampanya düzenlenmişti ama pratikte bu tip köpek tuvaletlerinin
çok az yerde bulunması ve insanların kullanmamaları
pek bir şeyi değiştirmemekte.
Siz siz olun bir gözünüz bastığınız yerde olsun.
Bir paralel sokağımda üç gündür bir film çekimi gerçekleşmekteydi.
Trafiğe kapatılan bir sokak, Sint Gillis Belediye binasının
önündeki kaldırımlara ve otoparka kurulmuş olan film seti ile
mahalleli meraklı bakışlar ile toplandı.
Ben de dün akşam fotoğraf makinam ile yerimi alarak bu olayı görüntüledim.
Az önce okuldan eve dönerken köşe başındaki eski kitapçı dükkanını
arka plana alarak arnavut kaldırımı döşeli yolu çekmek istedim.
Yoldan geçen araçların hızına oranla kitapçı ve kitaplar
nekadar da durağan değil mi?
Bu haftasonu kendinize biraz vakit ayırın ve yeni bir kitap alarak,
okumaya başlayın!
Bugün eve dönerken tıkabasa dolu tramvayın içinde video çekmeye karar verdim.
Brüksel’in otuz yaşını aşmış eski tramvaylarının içinde tıngır mıngır yol alırken
Bulvar Generaj Jacques’tan Churchill’e doğru yaklaşık iki dakikalık bir çekim yaptım.
Dikkat ederseniz kulağınıza bir çok dilden ses gelecek, çünkü bu Brüksel’i tanımlayan bir özellik.
Her milletten insanın yaşaması.
Özellikle toplu taşıma araçlarında belki de Belçikalı’ya rastlamak
düşük bir olasılık olarak karşımıza çıkmakta.
İyi yolculuklar!