Kaldırımlar ve sokaklar sadece sanatçılara kalsa nekadar güzel olur değil mi?
Bir Cumartesi günü, Brüksel şehir merkezinde Borsanın arkasında
bir çok izleyeni kendine çekmiş bir gösterici.
Fazla vaktim olmadığı için tamamını izleyemedim.
Kaldırımlar ve sokaklar sadece sanatçılara kalsa nekadar güzel olur değil mi?
Bir Cumartesi günü, Brüksel şehir merkezinde Borsanın arkasında
bir çok izleyeni kendine çekmiş bir gösterici.
Fazla vaktim olmadığı için tamamını izleyemedim.
Brüksel Belediyesi de bitmek tükenmek bilmeyen kaldırım mühendisliği
çalışmaları yürütmekte.
İşte Legoları ile oynayan bir çocuk gözü ile kaldırım çalışmalarından birkaç örnek.
Yaklaşık iki yıl önce Belçika sahil kasabası De Panne‘de
kumların arasında yürürken karşıma çıktı bu yalnız denizci heykeli.
Rüzgarı arkasına, dalgaları ise karşısına almış.
Belki de sadece fotoğrafı çeken kişi yalnız…
Her yıl şubat ayında Belçika’nın Aalst kentinde bir karnaval gerçekleşir.
Ben de 2005′te babam ile bu karnavalı izlemiştim.
Sanırım bizler de bazen kaldırımlarımızı renklendirmeliyiz bu şekilde.
Hayır, başlık sizi yanıltmasın kaldırımlar.com’da yemek tarifleri
yayımlamayacağım.
Uzun süredir kaldırımda yakaladığım çöpleri paylaşmamıştım.
Yaklaşık onbeş dakika önce bana gülümseyen güneş sayesinde keyifli
geçirdiğim günün ardından eve dönerken yer altındaki
tramvay durağının yürüyen merdivenleri ile evimin alt sokağındaki
meydana çıktığımda aşağıdaki manzara ile karşılaştım.
Tamam, Brüksel dünyanın en temiz başkentlerinden biri değil ama
yine de kaldırımın ortasında aile boyu yoğurt kovası ile karşılaşmak
bir Türk olarak beni utandırdı. Bu nedenle öncelikle bu anı fotoğraflayıp,
daha sonra Nefis yoğurt kabını çöp kutusuna attım.
Bugün tekrar 2004 yılında altı ayımı geçirdiğim
Frankfurt fotoğraflarına göz geçirdim.
Sokaklar ve kaldırımlar her metropolde olduğu gibi evsiz kişilerin de
yaşamlarını sürdürdükleri alanlar olmakta.
Sokağımın başında yer alan posta kutusunu farkettim.
Aslında sık sık önünden geçtiğim ama genelde postalarımı göndermek için
postaneye gitmemden dolayı fazla ilgilenmediğim posta kutusu aslında
kaldırımların bir parçasıdır.
Graffiti ile yapılmış bir çalışma da dikkat çekmekte.
Brüksel‘de havalar hala kapalı ve yağışlı.
Bu yüzden fotoğraf arşiviminden kaldırım maceralarına devam.
2004 sonbaharında Londra‘da yaşayan kuzenime ziyarete gitmiştim.
Covent Garden‘da yakaladığım insan manzaralarından
iki bonussimo gülümsememe neden olmuştu.
Geçtiğimiz Eylül başında kuzey İtalya‘da Milano yakınlarında Varese‘deydim.
Kuzenimin evlilik kutlamasının İtalya ayağını gerçekleştirdiğimiz
bu şirin İtalyan kasabasında dapdaracık sokaklarda
orgazmik İtalyan dondurmalarını höpürdetmek oldukça zevkliydi.
Ve işte şehir kadar şirin bulduğum, yolun ortasında gazete okuyan bir İtalyan.
Bugün eski fotoğraflarıma baktım, 2004 yılının sonbaharından kalma
Stuttgart‘ta sonbaharı derinden hissettiğim o günlere gittim.
Merdivenleri severim, özellikle dar ve dik olanları…