Bir aşağı bir yukarı adımlarız kaldırımları her gün. Hep bir koşturmaca vardır; metrodan çıkıp işe ya da okula yetişmeye çalışırız. Çok fazla dikkat etmeyiz bastığımız yerlere. Bazı kişileri zengin eder belediyeler, her seçim döneminden sonra üzerlerini granit taşlar ile kaplayarak. Sadece Türkiye’ye özgüdür, bayat bisküvi gibi eriyip giden, çatlakların arasından yaban otlarının çıktığı beton kaldırımlar. Canım İzmir’imin kaldırımları ise dikkat ister çünkü karoların altında biriken sular üzerlerine basıldığında berbat eder ayakkabıları, pantalonları. İçimiz cız eder o tarih kokan Arnavut kaldırımları yerine kaplanmış simsiyah asfaltların üzerinde gezinirken. Ve kaldırım mühendislerinin başarılı çalışmaları nedeni ile zorlanır tırmanarak yürümek zorunda kalan çocuklar, yaşlılar ve sakatlar arabaların park etmesini engellemek için beton mantarlar ile kaplı kaldırımlarda. Size bu siteden kaldırım maceralarımı aktaracağım.

Ne yazık ki uzaktayım Türkiye’mden ama yaşadığım şehirdeki kaldırım maceralarımı paylaşarak başlayacağım anlatmaya.

2 Yorumlar

  1. Güzel bir web siteniz var.link değişimi yapmak isterseniz memnun olurum.Başarılar

    http://jonturkler.wordpress.com

    • jonturkler
    • Posted 18 Haziran, 2008 at 6:51 am
    • Permalink

    teşekkürler siteniz eklenmiştir


Yorum Yapın

*
*