Skip navigation

Monthly Archives: February 2007

Pek Türkiye’deki gibi kaldırımları işgal etmiyor burada otomobiller. Yine de  böyle şirin Citroën 2CV‘lar ile karşılaşmak mutlu ediyor beni.

2cv

Ve bir haftalık da olsa Türkiye reklamları süsledi Brüksel’in toplu ulaşım durakları ve kaldırımlarını. Fotoğraf hergün kullandığım Moris tramvay durağından.

Türkiye

Sabah wordpress‘in sayfasına tıkladığımda güzel bir sürpriz ile karşılaştım.

Kaldırımda gezinen kişilerin artması mutluluk verici.

Wordpress sıralaması

 Her sabah evimden çıkıp tramvay durağına doğru yürürken çoğu zaman kapalı ikinci el takım elbiseler satan butiğin tozlu camlarında duran bir poster ile göz göze gelip gülüyorum.

Belki de butiğin sahibi yaşlı ve huysuz amca bıktı dikkatsizce bastığı köpek pisliklerinin ayakkabılarını rezil etmesinden ve bunun için ta Amerikalar’dan bu posteri kapıp astı penceresine.

Ceza

Kaldırımlara, sokaklara bırakırız bizden bir şeyler. Elbette her zaman bir çöp, bir pislik olmaz bu. Anılar kalır, bazen çevrilen ilk pedallar gibi…

Pisiklet

Bugün size haftasonu yürüyüşüm sırasında yakaladığım Leman karikatürlerinden fırlamışçasına bir kaka çalışması sunacağım. Déjà vu, Brüksel’deki ilk gecemde kaldığım otele yakın büyük tren garında çömeşerek büyük tuvaletini yapmakta olan bir adam görerek Avrupa’nın başkentine merhaba demiş; daha sonra okula yakın tuttuğum küçük odama doğru bir gece yürürken iki arabanın arasında yine çömeşerek tuvaletini yapmakta olan bir kız ile göz göze gelmiş hatta iyi akşamlar demiştim. Sokaklarda genellikle yaşlıların ellerinde gezdirdikleri fino köpeklerini gördükçe; acaba diyorum bu kocaman kakalar köpek değil de insan eseri mi?

Leman

Bilmiyorum; bilemiyorum; dahası bilmek dahi istemiyorum. İnsan emeği ya da değil sonuçta pislik ve kaldırımda işi olmaması gereken bir şey.

Oysa sadece Türkiye’ye özgüdür diye bilirdim üzerinde ot biten kaldırımların. Belki de Belçika’daki Türk işçilerin marifetidir ama Brüksel kaldırımlarını da süsler o nereden, nasıl çıktığı bir türlü anlaşılamayan yeşillikler.

Yeşillikler

Çılgın bir gecenin üzerine alkolü fazla mı kaçırdınız? Ya da köşebaşındaki seyyar satıcıdan onlarca midye dolma mı yediniz? Bazen bu gibi durumların dışavurumlarını kaldırımlar çeker.

Kusmuk

Taptığım Kara Kutu albümünün sahibi Turgut Berkes‘ten Kerim Çaplı‘nın anısına bir çalışma.

kaldırım kenarı çiçeği,

kırlarda papatya bile binbir naz,

sümbül az bu yaz…

güller dalında sessiz,

sense, bahar kadar tiz

yoksa biz, kimsesiz miyiz?

sakız kokulu hayaletler, geçer

gider, birer birer yoluna…

erkenden indirir kış,

yollar sıkış tıkış ama

yine de sen, kendinden biten…

aldırış etmez kimse,

kimsenin duymaz ruhu,

aceleden, bilmem ki neden?

ceviz yeşili muhabbetler, sürer

gider, gece biter sonunda…

kaldırım kenarı renksiz,

belki açmak gereksiz,

çiçek için bu ne biçim bi his…

kalmadı eski sesler,

artık küçük nefesler

yine bizim bu hüzün ve sis…

günler günleri kovalar

biri açar, birileri solar,

kaldırımlar seni de tutar…

bitsin buz gibi geceler,

güller kaldırımı deler,

binbirverendir çiçekler

sesin duyulsın şehrin sakiş

sokaklarında

nesil nesil aldandık, aşkın taç

yapraklarında…

Brüksel’den sevgililer günü manzaraları. Fotoğrafı az önce Alsembergse Steenweg’de çektim.

Sevgililer günü

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 104 other followers